Mafya ve Organize Kirlilik

Mafya ve Organize Kirlilik

Dosya olarak indir

Bu yazımızda toplumumuzun karabasanlarından biri olan mafya ve onun örgütlü dinamiklerinin milli vicdanda nasıl yer ettiğine ve nasıl bu habis yapıların yok edileceğine dair kısa bir değerlendirmemiz yer almaktadır. İnsan hem öldüren hem de uyum arayan varlık olması bakımından "homo duplex" bir kimliğe sahiptir.

Mafya; sosyal, siyasi, psikolojik dinamiklere sahiptir. İnsanın öldürücü yanını tamamlayan mafya, Türkiye'de krallar ve cellâtların öyküsünü andırmaktadır. Kazanç hırsının körüklediği yağma mantığı bu sosyal sapmayı oluşturmaktadır. Nasıl önlenir ki? İyileştirici (melitorist) önlemlerin başına mafyanın güç kaynaklarının kesilmesi getirilebilir. Aynı zamanda mafya bir terör biçimidir, esasen. Geriletme, pasifize etme vs. klasik mücadele taktikleri ile mafya kesin bir şekilde bitirilebilir; bu da bir düzeye kadar ama. Unutulmaması gereken mücadele mafyaya karşı değil devletin kendi içindeki zayıflığa karşıdır. Bu da cesaret ister. Romalıların dediği gibi, “Cesaret tek erdem değildir; ancak cesaretsiz bütün erdemler anlamını yitirir.” Hukuka ve sevgiye dayanan bir toplum ile kaba kuvvet ve katı diktatörlüğün hizmetinde olan barbar bir toplum arasındaki seçenek mafyanın geleceğini belirleyecektir. Mafya denen parazit oluşum büyük yaşam enerjisini devlet içerisindeki bir takım odaklardan almaktadır. Türkiye mafyası uysaldır, itaatkârdır! Yani devletle irtibatlıdır. Mafyayı kontrol altına almak, yönetmek ve yönlendirmek için bir takım merkezlerin başka bir mafya grubunu destekleyerek güçlendirmeleri ise yanlıştır. Mafyada oluşturulan bu hiyerarşik düzen mafyanın kurumsallaşmasını ve ekonomik olarak daha kolay örgütlenmesini sağlamaktadır. Yine, mafya hakkında bilgi toplamakla görevlendirilen şahısların halkanın bir parçası haline gelmesi herhalde mafyanın gürleşme sebeplerinden birisi olması gerekir. Hülasa-î kelammafyamatik oluşumlar elektrikli ev aletleri gibidir. Fişi prizden çekilince fonksiyonunu yitirir. Önemli olan fişi çekmeye gerçekten karar verilmesi ve mafyanın yok edilmesinin istenmesi. Mafyanın ortadan kaldırılmasına yönelik son değerlendirme: Hukuki ve idari mekanizmalara işlerlik kazandırılması mafyayı önemli ölçüde küçültecektir. Türkiye otoriter bir devlettir. Ülkenin her noktasında devletin katıksız bir hâkimiyeti bulunmaktadır. Buna rağmen mafya denen şer kurumları türüyorsa bunda birilerinin ihmali veya kasıtı var demektir. Mafyaya çanak tutan bu gibi mevzilere operasyon yapılması sonucun kesinliği için elzemdir. Katî neticenin alınması mafyaya aşağıdan yapılacak bir operasyonla olmaz. Yukarıdan başlayacak uygulamalara yönlenilmesi gerekir. Toplumu ferahlatan bu tür çabaları takdir etmekle birlikte şu çekincelerimizi de belirtmeden geçemeyeceğim. İlk olarak bu işe yataklık eden büyük gruplardan başlanılması gerekir. Ki bu cesaret ister. Mafya liderlerinin büyük bilgi ağına sahip olmaları yukarıdaki tezleri destekler nitelikte biri sebeptir. Bütün bunların yanında; mafyanın artık uluslararası organize suçların bir parçası olduğu anlaşılmaktadır. Yani, ulusal değil uluslararası bir sistemdir artık. Bilginin ve bilgi teknolojilerinin inanılmaz gelişmiş olması ve bu bilgilere ulaşmanın veya bunları üretmenin bu örgütler için kolaylaşması durumu kronik hale getirmektedir. Suç türleri ve yöntemlerindeki radikal değişmeler de suçlarla mücadeleyi kaçınılmaz olarak uluslararası bir olguya dönüştürmüştür. Bu kadar açıklamadan sonra mafya dizileri ve başyapıtlarına dair bir şeyler söylemeliyim. Çünkü sosyo-psikolojik gerçeklik mafyoz yapılanmaların yazılı görsel medya ile tetiklendiğine dair somut bilgileri içermektedir. Bundan sonra, mafya artık devletlerarasındaki savaşın (istihbarî ve güvenlik) bir parçası haline gelmiştir. Bu tarz filmler ise bu zulmün bir ticari kampanyası. Toplumsal paranoyanın beyinlere aşılandığı sistemlere bunlarla yenileri eklemlendi. Bir Türkiye projesi:“derin kutsal” merkezinde bir sistem bir tımarhane içinde anlatılıyor. Bu, mizansen bana derin orman köyünde yaşayan kimselerin ormanın ötesindeki medeniyetin vahşetinden kurtulmak ve nesillerini bundan kurtarmak için çocuklarına, “ormanda yaratıklar var; girerseniz ölürsünüz.” dedikten sonra; bu hayali canavarları somutlaştırmak için canavar kostümü ile ara sıra köyde dolaşarak oyunlarını ikna edici hale getirdikleri filmi hatırlatıyor… Beşinci kol faaliyetlerinin en önemli hedefi, propaganda vasıtalarını kullanarak genel morali ve genel ruh sağlığını bozmaktır. Bu tür filmler de bu amaca hizmet eden bir yapımı anımsatıyor. Kurgusu ve oyuncuların başarısı yadsınamaz elbette. Çizgi roman havasında hayali, fantastik yormayan. Neticede şüpheci ruh haline sürükleyen bir yapısı var. Paranoyanın ise psikozlar sınıfında yer alan ağır bir akıl hastalığı olduğu bilinir. En önemli belirtisi vehim, kuşku ve korkunun kişiliği sarması halidir. Devamlı bir komplonun rahatsızlık verici tedirginliği içinde yaşar kişi. Büyüklenme duygusu, kendini üstün görmesi vs. diğer belirtiler arasında yer alır. Tanıdık geldi değil mi! Ancak bazı durumlarda gerçek şahısların yakalandıkları hastalıktan ayrı olarak politik amaçlı kullanılan paranoyalar da vardır. Siyasetin en ağır ve tahripkâr olanı ise paranoya ile ilişkilendirilmiş olanıdır. Paranoyayı siyasette etkili araç olarak kullananların bir kısmı sahiden ağır veya hafif bu hastalığın pençesine düşmüşlerdir. Bilinçli ve sistemli olarak da bulundukları konumdan yararlanarak etraflarına paranoyak düşünceler yaymaktadırlar. Bu tip siyasetçiler önceden kestirdikleri amaçların aulaşmak için yaygın bir paranoya iklimi yaratmak durumundadırlar. Profesyonel oyun planlayıcılarının dayatmalarına direnir pozisyonu alanlar büyük ilgi odağı haline gelirler. Bu paradoks iç derinliğindeki saklı amaçlarla açıklanabilir. Tahminlerinin ya da söylediklerinin bazılarının doğru çıkması ise kutsanmalarına yeter. Bu doğal bir sonuç. Bu kişi günlük spekülasyonların içinde yaşar. Yaşamı kurgulayan aktör olarak davrandığından sahiplendiği dünyaya her gün mesaj vermek durumundadır! Mafya filmleri yalnızca hayal kurmayı ve hayalleri gerçeğin kendisinden çok sevenlerin afyonu… Gerçeklik kurgulamaları ile bireylerin anı yakalayıp değerlendirebilme imkânları belirsizleşiyor bununla. Astigmat bakış açısı gelişerek gerçek saptırılıyor. Senaristlerin inanmaya hazır toplumun beyinlerindeki gerçek olmayan gerçeğe bu kadar tapacaklarını bilmeleri belki mümkün değildi. Belki masum! Ve samimi amaçlarla oluşturulmuş üretim. Ancak sonuçları itibari ile uçuk toplum yaratmak içinçırpınan batılı oyun planlayıcılarının emellerine hizmet etmektedirler. Acı çeken, kurtuluşunu ve kutsanışını arayan topluma anlık rahatlamalar yaşatan sevimli hayal de değil aslında. Bakîr köyde de çizgiyi aşmış yüzlerce hayal sever var. Neticesiz… Toplumun kendiyle yüzleşir bir hale gelmesi ve sevmesi Don Kişot’ların cehennem habercileri olduklarına inanmakla ilgili. Ancak ülkenin sorunları derinleştikçe daha çok masallarla avunacağa benziyoruz. Derin devlet masalı aslında devlet bürokrasi unsurlarının çeteleşmesinden başka bir şey değildir ülkemizde. Ancak masallarla avutulmaya alışmış bir topluma bunu nasıl anlatırsınız. Derin millet olur, devletin derinliği milletindendir. Zatından derin olan bir olgunun kelamına derinlik sıfatıizafet etmek sığ bir bakış açısının ürünüdür. Devleti, bürokratik aygıtla karıştıran teknosentrik bakış açısının salt lineer hiyerarşi obsesyonunun doğal bir sonucudur bu yanılgı. Oysa devlet aynı zamanda debisi de olan bir sosyal olgudur ve bu debiyi dolduran şey toplumsal ilişkiler bütünüdür. Bu bakımdan, devlet yalnızca onun bir parçasını oluşturan kurumsallıklardan ibaret değildir.Devleti salt kurumsallıklardan ibaret teknik bir aygıt şeklinde belleğimizde sığlaştıranunsurlar antinomik düşünüş biçiminin ikilikleri karşıtlıklar halinde düşünmemizi öğütleyen bölücü zihinsel pratiklerinde saklıdır. Bu zihinsel kompartımanlaştırma neticesinde maalesef devlet-millet ikiliği biri sanki diğerinin karşıtı ve ona rağmen bir unsurmuşçasına bir diğerinden koparılır. Oysa bu ikilikler arasında dikotomi söz konusudur. Yani bizim zihnimizde oluşturduğumuz ikilikler sırf metodolojik bir ayrımdır. Aksine bu ikiliklerin birinin varlığı diğerini yadsımadığı gibi, onun varlığının ön koşuludur ve aralarında organik bir birlik söz konusudur. Bu bakımdan bürokrasi için devlet prensibi doğrultusunda köksüzleştirilen ve üzerinde yükseldiği toplumsal değerlere sırt çevirip, özüne yabancılaştırılmış bir ucube yerine, millet için devlet ilkesi gereğince içeriğini oluşturan toplumsal değerleri içselleştirmiş bir devlet tahayyülü. Şahsiyetlerini mafya ve ihanet bataklıklarında yitirmiş kirli yüzlerin, baypaslı, ifsat edilmiş beyinleri ile birlikte imansızlıklarından dolayı ifritleşmeleri; ahlaksızlıktan dolayı alçalmaları; idealsizlikten dolayı çamurlaşmaları, bilgisizlikten dolayı küçülmeleri bir ibret aynası gibi karşımızda duruyor. Kötülük, kötürümlerin sadık kölesi…

Mafya, dünya sisteminin kanserizasyonu neticesinde ortaya çıkmış ve bu sistemin bağrında ur gibi yayılma eğiliminde olmuş bir olgudur. Formel sistemin doğal seyrinin dışına çıkarak kendini var etme arayışı zamanla kendi yerine gelen trans-formel sistemciğin kullandığı protezleri sistemin asli unsurlarıyla değiştirme çabasıyla birleştiğinde ortaya mafyalaşma olgusu çıkar. Sistem dışı olan bir olgunun giderek sistemin mütemmim cüzü olarak algılanıp benimsenmeye başlanması işleyen çarkın kısır döngü içerisine sürüklenmesine neden olur. Sistem dışında var olan oluşumların sistem eliyle reddedilmesi mümkün görünmediğinde bütünün var edilmesi için soğrulan enerji zamanla hastalıklı parçanın idame ettirilmesi için kanalize edilir. Bu da mevcut sistemin içeriğinin boşaltılıp bir posaya dönüşmesine neden olur. Neticede parça bütünün her yanına sirayet edip onu zaptı raptı altına alır. Şöyle ki, hukuk sisteminin yadsıdığı ve ona yabancı gelen unsurların aynı hukuk sistemi içerisinde meydana gelen olumsuzlukları giderecek bir mekanizma olarak içerilmesi, söz konusu unsurların hukuk sistemine dışsallığı göz önünde bulundurulduğunda sistemik bunalımları kat ve kat çözümsüz hale getireceği aşikârdır. Başka bir deyişle kendi adi menfaatlerini devletin âli menfaatleri gibi göstererek sözde sistemin içine düştüğü darboğazdan kurtulması adına çözüm ürettiği düşünülen mafyamatik oluşumlar var olan haksızlıkları kat ve kat arttırma eğiliminde olacaklardır. Ülkemizde ‘devletlü’ kisvesi altında örgütlü bazı odakların bizatihi bu oluşumlarla organik bağının bulunması meselenin ciddiyetini ortaya koymaktadır. Mafya ve mafyalaşma ile mücadelede belirlenmesi gerekli ilk akla gelen yöntem sorunun teşhisine yöneliktir. Bu sorunu salt bir güvenlik problemine indirgemek çoğu kez yanıltıcı sonuçlara neden olabilir. Bunun yerine sosyo-politik, ekonomik ve etik çok yönlü ve incelikli bir analizin gerekliliği söz konusudur. Devletin kanallarına dek nüfuz etmiş bir olgunun devlet algısını değiştirecek kadar güçlü bir argüman haline dönüşmüş olması meselenin vahametini ortaya koymaktadır. Bu yüzden ilkin bir anjiyo yordamıyla bürokratik kanalların söz konusu urlardan arındırılması esas kabul edilmelidir. Sonra bu olgu ve algı ile ilgili kamuoyunun bilinçlendirilmesine yönelik faaliyetlerin ivedilikle yürürlüğe konulması gerekir. Daha sonra cesur ve kararlı adımlarla bu husustaki güvenlik zafiyetleri giderilerek serdengeçti bir üslupla bu urların yok edilmesi sağlanmalıdır. Uluslararası çeteleşme yoğunlaşmaktadır. Bu durum ise güvenlik zafiyetlerine yol açmaktadır. Mafya ve bunların finansmanına aracılık edenlerin tespiti için özel kurullar oluşturularak büyük bir başarı elde edilebilir. Bu kurullar ihmal edilen mafyanın sınır aşan boyutunun ortaya çıkması ile mevcut çalışmalar büyük ivme kazanacak ve devlet içindeki mafyoz örgütlenmelerin taşeronları ortaya çıkarılabilecektir. Mafyanın sınır aşan boyutu son derece önemlidir. Mafyanın terörün mali kaynağı için bir araç olması ise ayrı bir makale konusudur.

Av.İbrahim GÜL  


* Avukat. SECI Sınıraşan Suçlarla Mücadele Bölgesel Merkezinde (2006-2010) Hukuk Bölüm Başkanlığı ve Operesyonel Başkan Yardımcılığı vekilliği görevini yürütmüştür.

Yönetim Kurulu Üyeleri

İsimler için resme yaklaşın

  • Huder
  • Huder
  • Huder
  • Huder
  • Huder
  • Huder
  • Huder
  • Huder
  • Huder
  • Huder
  • Huder
  • Huder